Kahve Zinciri Çalışanı ile Muhabbet

Son muhabbetimizden bu yana yaklaşık 3 yıl geçmiş. Gecikme için özür dileriz. Ölmedik, yaşıyoruz. Sizleri de unutmadık. Yeni röportajlarla karşınızda olmaya devam edeceğiz. Bir sonraki röportajımız için de 3 yıl beklemenize gerek kalmayacak, her ay düzenli olarak paylaşımlara başlıyoruz. Mutluyuz, sizleri de mutlu etmeyi umuyoruz.

Bir kahve zinciri çalışanı, yani bir “barista” ile röportaj yaptık. Kimseyi üzmemek, kimseyle davalık olmamak için uluslararası bir ağa sahip olan kahve zincirinin ismini paylaşmıyoruz. Kahve zincirimizde bundan sonra “X” diyeceğiz. Zaten büyük bölümünüz hangisi olduğunu veya olabileceğini tahmin ediyorsunuzdur…

Öncelikle en başından başlayalım. X’de çalışmaya nasıl başladın? Başvuru ve değerlendirme süreci nasıl geçti?

X’ye gidip işe girmek istediğimi söyledim, o sırada orada olan mağaza müdürü ile görüşme yaptım ve X ofiste çalışanlara benim adımı vererek süreci başlattık.

X’nin insan kaynakları politikası nasıl? Kimlerle çalışmayı tercih ediyorlar? Ya da çalışmak istemedikleri kimseler var mı?

Genellikle aradıkları şeyler;  çalışacakları kişinin insani değerlere sahip olması ve uzun süreli birlikte çalışma potansiyeli taşıması.

X’de çalışmaya başlamadan önce bu alanda eğitim aldın mı? Yoksa X bu anlamda bir okul misyonu üstleniyor mu?

Evet, başvurduğun ile göre eğitim yeri değişiyor. Ben, İstanbul’da Avrupa yakasında bir mağaza için istekte bulunmuştum. Bu nedenle X mağazasında 2 günlük bir eğitim aldık.

Eğitimin içeriği nasıldı?

Genellikle misafirlere nasıl yaklaşmak gerektiği üzerine yoğunlaşıldı. Onlar evimize gelen misafirler, istediklerini yapabilirler, misafire nasıl davranıyorsanız öyle davranmak zorundasınız. Bir şeyi beğenmezse hemen yenisini yapın, bir şey yolunda gitmezse bunu barista tarafında nasıl çözeriz gibi konular üzerine duruldu.

Ertesi gün X’in en çok satılan ürünlerinin nasıl yapılması gerektiğini, shot ne kadar konur, kaç saniye bekletilebilir gibi testler ile devam etti. Eğitmenler alanında uzman kişilerdi. En verimli geçen yer diyebilirim.

Çalıştığın şubede günde ne kadar kahve satılıyordu? Litre veya bardak olarak söyleyebilir misin?

X bardak sayımı veya litre sayımı yapmayan bir yer, yanlış yapıldığı, misafirin beğenmediği kahveler olabiliyor. O yüzden bardak sayısı veremem.

Gün sonunda kasada ne kadar kalıyor? Ortalama bir şubenin günlük cirosu hakkında fikrin var mı?

Benim çalıştığım X, 24 saat açık bir yerdi ve sürekli aktifti. 3 vardiya oluyordu ve ortalama 2 kasa çalışıyordu vardiya başına. Tek kasada ortalama 10 bin TL para sayılıyordu. Hesabı siz yapın 🙂 Eksik para olduğunda çalışanlardan anında kesiliyordu!

Çalıştığın şubede ve eğer fikrin varsa Türkiye genelinde kahve tüketim alışkanlıkları neler? Türkler kahvesini nasıl tercih ediyor?

Türkler, “Türk kahvesi” dışında kahveden pek anlamıyorlar bence. Klasik en çok giden kahvelerinden istiyorlar genellikle.

Hazırlaması en kolay ve zor kahveler hangileri?

Filtre kahve en kolayı, kasada çalışan baristanın arkasında her saat başı demlenen kahve makinası var. Kendisi oradan verebiliyor.

Zor hazırlanan kahveler bana göre hep soğuk kahve çeşitleri olmuştur 🙂

Asla tüketmem dediğin bir X ürünü var mı? 

Sanırım portakal suyu tüketmem.

Neden?

Çünkü makinalarının temizliğine dikkat edilmiyor. Portakallar 1 gün boyunca ilaçlı suda bekletilmesi gerekirken yapılmıyor. Portakal makinalarının temizliği doğru yapılmıyor.

Kahve yaparken hangi suyu kullanıyorsunuz? Şebeke suyu mu yoksa belli bir marka şişelenmiş su mu?

Su çok fazla kullanmıyoruz. Amerikano veya soğuk kahvelerde kullandığımız sular genellikle çalışanlarında içtiği filtre su oluyor. Sıcak su katılan ürünler için ise sürekli kaynamakta olan sudan koyuyoruz.

Seni en çok zorlayan müşteri tipi hangisi?

Müşteri değil misafir 🙂

Pek fazla olmadı zorlayan ama sanırım acele etmemizi söyleyenler ve soru soranlar oluyor.

Müşterilerden hiç beklemediğin bir teklif aldığın oldu mu?

Evet, yabancı çocuklar gelip bizlere kendi yaptıkları origamilerden vermişlerdi ve fotoğraf çekinmek istemişlerdi 🙂 Facebooktan hala görüşürüz kendileriyle 🙂

X’de çalışmaya başlamadan önce ve sonrasını karşılaştırdığında, senin kahve tercihinde bir değişiklik oldu mu?

X’de çalışmadan önce kahveden anlamazdım, şu anda bir çok püf noktasını ve nasıl yapıldıkları anlayabiliyorum. Hala X’e giderim ve kaliteli hizmet aldığımı ve dünyanın her yerinde aynı hizmeti alacağımı bilirim.

X çalışanları ne kadar kazanıyor? Şirketin ücret politikası nasıl?

Askeri ücret veriyorlar ve ticket ile yiyecek veriyorlar, Ticket hatırlamıyorum kaç para idi ama 14-15 TL civarı olması gerekiyor. Ayrıca çalıştığın süre içerisinde istediğin 2 adet içeceği alabiliyorsun.

Satılmayan kekleri ne yapıyorsunuz? Gün sonunda çalışanların midesine mi yoksa çöpe mi gidiyorlar?

En üzüldüğüm nokta burasıydı 🙂 Bitmezse çöpe gidiyor. Genellikle çalışanlar uyanık olduğu için istediği pastaları hep kenara ayırıp sattırmamışlar ve akşam kendileri yemişler bu yüzden de X politika gereği çöpe gönderiyor. 12 saat sınırı var, bir ürün rafa girdiğinde 12 saat içinde tüketilmezse bayat sayılıyor ve çöpe atılıyor. Çok fazla kek pastanın öyle çöpe gönderildiğini bilirim.

X’de çalışmak nasıl bir duygu?

Valla, ilk zamanlar güzel ama alıştıktan sonra robota bağlıyorsunuz ve beklenen sürede (12 saniye) de kahve çıkartmaya başlıyorsunuz. Ondan sonrası sıkıcı geçiyor. Benim yerime robotlarda olsa burada olacak diyorsun. Güzel tarafı iyi insanlar tanıyorsunuz, kahveyi verirken isimlerini söylediğiniz insanlar size gülümsüyor. Arka tarafı zor bir süreç aslında ama ön tarafa geçtiğinizde her şeyi unutup sadece kahve yapmaya odaklanıyor ve insanları mutlu etmeye çalışmak güzel bir hale geliyor.

X’in zorlukları neler?

Benim zorlandığım kısım amelelik kısmıydı aslında, girerken, öğrenirken güzel hoş ama arka tarafta, süt taşı, su taşı, dolabı düzenle, yerleri temizle, ürünleri doldur vs. gibi işler yapıyorsunuz. Bunlar çok zorlamıyordu ama en zorlayan kısmı, araba ile mal geldiğinde forklift ile depoya mal getirdiğiniz kısım, her gün oluyordu bu olay ve bir çok arkadaşımız, bel sorunları ve çeşitli kas sorunları çekiyordu. Her X’te farklı bir durum bu, bazı X’lerde aracı firmalar getirip kendileri diziyorlar temizliyorlar, bazılarında baristalara yaptırıyorlar. Her şeye rağmen güzel bir deneyim.

Bir X çalışanı olarak şirkette neleri değiştirmek isterdin?

Bence X çalışanına çok sahip çıkmıyor. Kimle konuştuysam her zaman biri gider biri gelir modunda ilerliyorlar. Çünkü sen onlar için kolay harcanan birisin, neden sahip çıksın ki? Amerikan sisteminin klasik davranışı olarak bakıyorum ben bu sisteme! Dışarıdan çok iyi gözüküyorlar ama içeride çok farklı.

WC’ye gitmen bile gözlerine batabiliyor, oturman yasak, dayanman yasak, motivasyon verme 0, her çalışan ya borcu olduğu için çalışıyor yada para geçinmek zorunda olduğu için, paraya ihtiyacın yoksa “Salak mısın çalışıyorsun burada?” denebiliyor.

Forkliftler eski model, yanından elektrikli forkliftle geçen biri sana selam veriyor, sen ise 1 ton ürünü iki kişi el forklifi sırayla ilerletmeye çalışıyorsun. Müdürlerine ricada bulunuyorsun, böyle böyle olmuyor, benim şu sorunum var anlaşamıyorum yapamıyorum burada diyorsun, başka mağazaya gönder diyorsun, gönderme kotam var vs. gibi bahaneler ile sallıyor seni.

Part time yap diyorsun, zaten var bizde çok fazla yapamıyoruz vs diye onu da sallıyor. Sana ise sadece oradan istifa etmek kalıyor. Benimle birlikte başlayan, eğitimde tanıştığım 3 arkadaşım 1 ay sonra istifa etti. Sorduk niye böyle oldu. Cevap belli, bırak ya amele işi bu sadece dediler. Kurtulduğumuza sevindik dediler.

Kahve Zinciri Çalışanı ile Muhabbet” için bir görüş

  1. İsim vermemişsiniz ama bir kahve düşkünü olarak bunu tahmin etmem zor değil. Starbucks veya Gloria Jeans olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön